to top

SEZARYEN DOĞUMUN ZARARLARI, RİSKLERİ

Anne adaylarının büyük bir kısmı normal doğumdan korkar. Gerek şehir efsaneleri, gerekse normal doğumla ilgili mitler anne adaylarını sezaryen doğum yapmaya iter. Ancak sezaryenin bir ameliyat olduğunu unutmayınız. Sezaryen gerekli durumlarda yapılması gereken bir doğum yöntemidir.

Sezaryen doğum yapacaksınız, doğumunuz büyük bir ihtimalle planlı olarak yapılacaktır. Bu sebeple doğuma hem psikolojik hem de zihinsel olarak önceden hazırlanmanızda fayda var. Sezaryen yapılacağı saatten yaklaşık 12 saat öncesinde yemek yemeği bırakmalısınız. Sezaryen aç karnına yapılan bir ameliyattır.

Sezaryen ile doğumun tamamlanması genellikle 45 dakika sürmektedir.

Sezaryen ile dünyaya gelmesi planlanan bebekler gebeliğin 37-38. Haftasından sonra doğum için hazır olurlar. Normal doğum da ise durum daha farklıdır. Doğum için sancıların gelmesi beklenir. Normal doğumda da sancıların gelmesi en fazla 41. Haftaya kadar beklenmelidir. 41. Haftada dünyaya gelmeyen bebekler için suni sancı verilmektedir. Şayet suni sancı ile doğum yapılamaz ise sezaryen doğuma geçilir.

Sezaryen ile yapılan doğumlar, karın ameliyatı prensibiyle yapılır. Genel ya da spinal anestezi uygulanır. Kimi zaman kanama gibi istenmeyen durumlar yaşanabilir. Bu sebeple yapılan her ameliyat gibi çeşitli riskleri de peşinden getirir. Bundan dolayı da yalnızca normal doğumun yapılmasının sakıncalı olduğu ve sezaryen yapılması gereken durumlarda yapılmalıdır.

 

Sezaryen Doğumun Riskleri:

Sezaryen doğumlarda seyrek olarak karşılaşılsa da en yaygın olarak görülen risklerden bazıları; enfeksiyon, kanama ve pelvik organ yani rahime komşu olan mesane, barsak gibi organların hasar almasıdır.
Sezaryen yapılan doğumların %1-2’sinde aşırı kanama sebebiyle kan transfüzyonuna ihtiyaç duyulabilir.
Seyrek olarak görülse de çok kanama olması durumunda rahmin ameliyatla alınması gerekebilmektedir.
Sezaryen olarak yapılan doğumların ardından bacak damarlarında pıhtı gelişmesi ve akciğerlere pıhtı geçme riski normal doğumla kıyaslandığında daha fazla olmaktadır.
Sezaryenin bir başka dezavantajlı durumu da doğum yapıldıktan hemen sonra anne bebek etkileşimini hemen sağlayamamasıdır.

Sezaryen doğum ardından anne normal doğuma kıyasla normal hayata daha geç döner. İyileşme süreci daha uzun olmaktadır. Hastanede kalış süresi daha uzun olmaktadır.
Sezaryen doğum ardından ağrı normal doğuma kıyasla daha fazla yaşanmaktadır.
Sezaryen olarak doğum yapan bir kadının sonrası doğumlarda normal doğum yapma şansı azdır.
Sezaryenle doğum yapan annenin sonraki doğumlarında plasentanın (bebeğin eşinin) rahim ağzına yerleşmesi ya da rahim duvarına yapışması gibi (previa, dekolman, akreata) riskler daha fazladır.
Sezaryen ardından bebekte solunum problemleri ortaya çıkabilir. Normal doğumda bebek doğum kanalından geçer. Burada bir basınca uğrar. Bu sebeple de akciğerlerinde suyun dışarı çıkması sağlanır. Ancak sezaryen doğumda böyle bir durum söz konusu değildir. Bu sebeple solunum sıkıntıları yaşanabilir.
Oldukça seyrek olarak anesteziye ya da spinal, epidural anestezi kaynaklı olarak komplikasyonlar meydana gelebilir.
Sezaryen doğum yapan kadının doğum ardından herhangi bir komplikasyon sebebiyle yeniden hastaneye yatma vajinal doğum yapan kadınlara göre daha fazla olmaktadır.
Sezaryen ile dünyaya gelen bebeklerin meme emme reflekslerinin daha zayıf olduğu görülmüştür.
Yapılan çeşitli araştırmalar sezeryan ile dünyaya gelen bebeklerde astım hastalığının daha yaygın olarak görüldüğü bildirilmiştir.
Sezaryen ile doğum yapan kadınların sezaryen kaynaklı olarak meydana gelebilecek yapışıklıklara dolayısıyla kısırlık sorununa mustarip olma riski daha fazladır.

zeynep

Sorry, the comment form is closed at this time.