to top

DOĞUM SONRASI (POSTPARTUM) DEPRESYON VE PSİKOZ

Doğum yaptıktan sonra 4 hafta içerisinde herhangi bir atak meydana gelirse depresyon şüphesi akla gelir. Doğum ardından yaşanan dönemle ilgili 3 depresif tanı mevcuttur.

İlk tanı, annelerin yüzde ellisinden fazla görülebilen, hamilelikle alakalı en yaygın olarak karşılaşılan psikiyatrik bozukluktur. Bu duruma “maternal melankoli” denir. Genellikle doğum yaptıktan sonra 3. Ya da 4. günde başlayan bu sorun ve çoğunlukla bir hafta içinde düzelir. Belirtileri ise:

ağlama atakları,
uyku sorunları,
depresif duygudurum,
yorgunluk,
agresiflik ,
baş ağrıs,
konfüzyondur.
İkinci tanı ise, bebeğin sebep olduğu halsizlik, yorgunluk ve eve yeni bir birey gelmesinden kaynaklanan adaptasyon sürecidir. Bu durum da kendiliğinden geçmektedir. İlaç tedavisine ihtiyaç duyulmaz.

Üçüncü ancak oldukça nadir görülen tanı ise, “postpartum depresyon“ şeklinde tanımlanır. Daha önce postpartum depresyon öyküsü olanlarda, hamilelik döneminde depresyon veya anksiyete sorunları mevcut olanlarda karşılaşılma riski daha fazladır.

Doğum sonrası depresyon belirtileri

Belirtileri:

Mutsuz olmak,
İlgi duyulan hobilere karşı ilgisizlik,
Uyku sorunları,
İştah sorunları,
Kendini değersiz hissetmek,
Suçluluk hissi,
İntihar düşünceleri
Şayet hasta intihar etme eğilimde ise bir psikiyatri kliniğine başvurmak gerekebilir. Depresyon için ilaç tedavisine başlanır. Trisiklik antidepresanlar ve SSRI lar tedaviler dahlindedir. İlaca cevap verilmiyor ise, elektrokonvulzif terapi yöntemine başvurulabilir.

Doğum ardından depresyonun en şiddetli formu postpartum psikozdur. Oldukça nadir görülür. Doğumların yalnızca %0,1-0,2 sinde meydana gelir. Uzun vadede başlamaz. Belirtileri bir anda kendini gösterir. Hasta ya çok mutsuz ya da çok neşeli olmaktadır. Daha önceki tavırlarından çok farklı davranır.

Halüsinasyonlar görülebilir. Çeşitli duygu durumları birlikte görülebilir. Bu aşamada tedavi planlanmalıdır.

Depresyonun sebepleri iki temel sebep yüzünden yaşanabilir. Bunlar:

 

Biyolojik sebepler:
Hamilelik sürecinde artan östrojen ve progesteron hormonlarının doğumla beraber daha az salgılanması depresyon sebebi olarak düşünülmektedir. Geç başlangıçlı doğum ardından yaşanan depresyonda tiroit bozuklukları sebep olarak gösterilebilir. Bunun dışında folat eksikliği mevcut ise doğum ardından depresyon yaşanabilir.

Psikososyal sebepler:
Doğum yapmış olan bütün annelerde hormonal değişiklikler olmasına karşın psikiatrik bozuklukların yalnızca kadınların %10-15’inde görülmesi sosyal stres, kişiler arası ilişkiler, sosyal destekle ilgili olduğunu ortaya koyulmaktadır. Şayet bebeklerine kendi istekleri ile sahip olmadılarsa, doğum sonrası depresyon yaşanma riski artar.

Bir kadının bunu yaşamasındaki nedenler hamilelik sırasında yaşadıklarına mı, yoksa bebek doğduktan sonra karşı karşıya kaldığı durumlara mı daha çok bağlıdır?

Doğum ardından değişen sıfatlar, kadının anne olması, erkeğin baba olması ve bebeğin sorumluluğun üstlenilmesi ve bu duruma olan yabancılaşma depresyonu tetikleyebilir. Özellikle birbirine yeterince destek olamayan çiftler, evliliklerinden yeteri kadar mutlu olmayan çiftler doğum sonrası depresyonu daha ağır yaşayabilir.

Doğum sonrası depresyon ve normal depresyon arasındaki fark nedir?

İntihar fikri, doğum sonrası yaşanan depresyonda çok daha az görülür.

Belirtileri nelerdir?

Şiddetli mutsuzluk,
Boşluk duygusu,
Yorgunluk, halsizlik,
Sürekli uyku hali,
Aile ve sosyal çevreden kendini soyutlama,
Bebeklerine karşı kendilerini suçlu hissetme,
Bebekle ilgili endişeler,
Odaklanmada zorluk,
Hafızanın zayıflaması,
Psikomotor hareketlilikte artış, yerinde duramama
Endişe, sinirlilik,
Sıkıntı, bunaltı,
Durduk yere ağlama krizleri,
İştahın aşırı açılması ya da kapanması
Bebeği öldürme düşünceleri,

zeynep

Sorry, the comment form is closed at this time.