to top

UTERİN ATONİYE BAĞLI DOĞUM SONRASI KANAMA

Adenomyozis Nedir ?
Adenomyozis, sadece uterusun iç yüzünü sınırlaması gereken endometrial dokunun uterus kas tabakasına doğru yavaş yavaş ilerlemesi ile uterus kas tabakasının kalınlaşması anlamına gelir. Rahim kası olan myometrium içine endometrial dokunun penetre olması ve büyümesine adenomyosis denir. Bu hastalık external endometriozis ismi verilen ve uterus kası haricinde yumurtalıklar ve periton üstünde olan endometriozis ile beraber görülebilir.
Adenomyozis adacıkları bazı durumlarda myometrium içinde kistik kitleler halinde görülür, dikkatli değerlendirilmez ise, özellikle endometrial kavite çevresinde bulunanlar hamilelik kesesi zannedilebilir.
Myometrium içerisinde penetre olan ve işlev gören endometrial dokular ya diffuz olarak yayılmaya başlar ya da lokal bir şekilde bir alanda şişliğe sebep olur. Bu durum da adenomyozis olarak bilinir.
Adenomyozis rahimde var olan myom gibi başka kitlelere benzemeye çalışabilir. Çoğunlukla adenomyozise yanlış olarak uterin fibroid (myom) teşhisi konur. Bu iki tümör de normal olmayan bir hücreden köken alır ve östrojen hormonu etkisi ile beraber git gide büyümeye başlar. Cerrahi anında normal rahim dokusuna zarar vermeden myomun hepsi alındığı halde, adenomyozis kitlesi rahim dokusu (myometrium) içine penetre olduğundan dolayı rahim kasından ayrılamaz, fakat bununla beraber çıkartılabilir.

Adenomyozisin Semptomları
Uzun süren şiddetli adet kanamalar
Sürekli şiddeti artan ağrılı adetler
İlişki sırasında kasıklarda ağrı
Adenomyozis bazı zamanlar hiç semptom vermeyebilir ancak bazı durumlarda şiddetli bir şekilde bıçak saplanır gibi anormal adet kanamaları ve pelvik bölgede ağrıya sebep olabilir. Adenomyozis ağrısı adet dışında ki dönemlerde de olabilir. Rahim globüler şekilde geniş veya lokalize kitle şeklinde olabilir. Pıhtılı fazla oranda uzun süren normal dışı adet kanamalarının yanı sıra, bazı durumlarda adet aralarında da leke şeklinde veya normalden daha fazla oranda kanama görülebilir.

Bu hastalık daha çok doğum yapmış, sezaryen veya başka bir uterusla alakalı operasyon geçirmiş 30 yaşından fazla kadınlarda daha çok karşılaşılır. Adenomyozis 35 yaşın üstündeki kadınların yaklaşık olarak %17’sinde görülür. Adenomyozis ile hamilelik şansı çok azdır. Tüm bunlara rağmen eğer hamilelik gerçekleşirse, hamilelikte rahim delinmesi (uterin rüptür), rahimde atoni kanaması veya çok fazla kanama, plasenta accreta-increata gibi şiddetli ve tehlikeli olan kanamalara sebebiyet veren durumlar ile karşı karşıya kalınabilir.

Adenomyozis Tanısı
Adenomyozis; ultrasonografi, MR görüntüleme ve infertil olan hastalara uygulanan HSG anında teşhis edilebilir. En doğru adenomyozis teşhisi MR ile konulabilir.
Adenomyozis, USG’de bulunan fokal adenomyozis bölgesi heterojen eko yapısında ve kalın bir şekilde görülür. USG’ de myom dan şüphelenilmesine rağmen kitle tam anlamı ile görülmediğinden dolayı fundusun bazı bölgeleri kalın, endometrial kavite irregüler şeklinde görülür. Böyle anlarda kitlenin daha net belli olması için MR istenebilmektedir.
Myometrium ekseriya düz kaslardan meydana gelen homojen bir kitle diye bilinir. Böyle olduğu halde magnetik resonas çalışmaları ile birlikte myometriumun subendometrial myometrium (junctional zone) ve outer myometrium olarak iki farklı zondan meydana geldiği görülür. Junctional zone yapısal ve işlevse olarak dış myometriumile aynı değildir. Hamile olmayan kadınlarda siklus dönemlerine bağlı olarak myometrial kontraksiyonlar (kasılmalar) ekseriya junctional zon tabakasından köken alır. Magnetik rezonans incelemesinde junctional zonda görülen düzensiz (irregüler) kalınlaşma diffuz adenomyozis teşhisi kriteridir.

MR incelemesinde heterojen myometrial ekoda diffuz ya da fokal olarak özellikle uterus ön ya da arka fundusunda junctionel zonu’un 1 cm veya daha fazla kaılnlaştığı izlenir. Bu magnetik rezonans görüntüsü, düz kas hiperplazisine sekonder olarak iç myometrial yapıda bir bozukluk olduğunu kanıtlar, ancak bu durum myometrium mukozal invazyonunun ispatı olmaz. Adenomyozis iç myometrial yapı ve fonksiyonunda ki bozukluk ve bir çok nedene bağlı olarak endometrial elementlerin sekonder infiltrasyonu anlamına gelen bir rahatsızlıktır. Disfonksiyonel uterin kanamalı hastalarda büyük miktarda adenomyozis teşhis edilirken uterus normal seviyeden büyük, konturları düzensiz olarak görülür.
Adenomyozis, endometrium dokusunun myometrium içlerine uzanmasıdır. Adenomyozis uterusta yaygın (diffuz) veya fokal olabilir. Bir kitle intibağını veren fokal alan adenomyoma olarak adlandırılır. Ameliyat sonrasında uygulanan patolojik araştırmada myometrium içinde olan endometrial dokunun uzantıları uterin kaviteye kadar gelirse adenomyozis olma durumu akla gelebilir.
HSG’de spot radyografide, uterus kontürleri irregüler olup HSG’de kullanılmış olan kontrast maddenin ufak ufak keseler (çıkıntılar, divertiküller) meydana getirdiği görülür. Böyle bir durumda diffüz adenomyozis olasılığından şüphelenilir. Adenomyozisli hastalarda genel olarak pelvik ağrı ve anormal kanama meydana gelir.

Adenomyozis Tedavisi
Adenomyozis hastalığın tedavisinde medikal tedavi uygulamasında ağrı kesici ilaçlar, doğum kontrol hapları, içerisinde GnRH analogları, progesteron bulunan RİA’lar kullanılabildiği halde etkileri sınırlıdır. Çok güçlü semptomları olan ve aşırı adet kanamaları görülen durumlarda cerrahi tedavi zorunludur.

A. Semptomatik Adenomyozisin Medikal Tedavisi
Orta seviyede büyük uterusta, adet döneminde şiddetli pelvik ağrı ve fazla kanaması bulunmuyor ise, tedavi etmeye gerek yoktur. Şiddetli ağrıların bulunduğu vakalarda ağrıları geçici olarak düzeltebilmek için GnRH analogları kullanılabilir. Ancak kullanılan bu ilaçlar overlerin işlevini durdurarak ateş basması, terleme, kemik erimesi, kolesterol değerlerinin artması gibi bir çeşit menopoz semptomlarının meydana gelmesine sebep olabilir. Bu sebepten dolayı bu tarz ilaçlar 6 aydan çok kullanılmamalıdır. Fazla görülen adet kanamaları sebebinden dolayı demir eksikliği anemisi oluşan kadınlarda, kan düzeyi normale geri gelenekadar GnRH ilaçları 6 aylık zaman zarfında kullanılabilir. bu sayede adenomyozise bağlı anemi gelişen kadınlarda kan tranfüzyonuna gerek kalmayarak, transfüzyona bağlı herhangi bir risk durumu önlenmiş olur. GnRH analogları bırakıldıktan sonra ağrılı dönemler tekrar başlar.
Adenomyozisli hastalarda genel olarak infertilite de söz konusu olduğu halde uygulanan tedavi çalışmalarında GnRH analogları ile 6 aylık tedavinin ardından başarılı hamilelik durumlarıyla da karşılaşılır. Ancak ileri seviyede adenomyozisi bulunan kadınlarda bu tedaviden bir netice alamazlar. Adenomyozisde doğum kontrol hapları ve sadece progesteron kapsayan ilaçların etkisi belli bir ölçüde olup sadece geçici bir rahatlama durumu sağlayabilir. Levonorgestrol ihtiva eden rahim içi sistemler (MİRENA gibi) de adenomyozisli hastalarda kalıcı olmayan bir etki yaratabilir.

B. Adenomyozis Cerrahi Tedavisi
Büyük bir çoğunlukla ön veya arka fundusta lokalize olan adenomyozis fokal odağının ameliyatla ortadan kaldırılması ile birlikte hem adenozis kitlelerinin tekrar büyümesine engel olunur hem de uterus normal seviyeye gelmesine yardımcı olur. Böylelikle ağrılı ve çok kanamalı dönemler normale döner.
Böyle olduğu halde sadece adenozis kitlesinin alınması hastaları histerektominin (rahmin tamamının alınması) probleminden koruduğu için hasta memnuniyetini ciddi oranda artırır.
Diffüz adenomyozis uterus duvarı derinliklerine lokalize dolduğundan dolayı endometrial ablasyon veya uterin arter embolizasyonu gibi teknikler hastaların semptomlarını düzeltmeye yardımcı olmaz.
Çok şiddetli ağrılar olan genç kadınlarda histerektomi en son çare olarak düşünülebilir

zeynep

Sorry, the comment form is closed at this time.