to top

SEZARYEN ORANI NEDEN ARTIYOR?

Türkiye’de ve dünyada sezaryen oranlarında artış olmasının başlıca nedenleri:

Ülkemizde ve dünya çapında sezaryen oranlarında oldukça yüksek bir artış meydana gelmiştir. Bunun çeşitli sebepleri vardır. Bunlardan bazıları:

İlk doğumun sezaryen olması:
İlk doğumlarını sezaryen şekilde yapan kadınlar, ikinci gebeliklerini de sezaryen yapmak durumundadır. Sezaryen doğumdan sonra normal doğumun yapılma oranları oldukça düşüktür.

Sezaryen endikasyonlarının artması:
Günümüzle kıyaslandığında eskiden doğumu sezaryen yapmak için gerekli olan durumların günümüzde arttığını görmekteyiz. Örnek olarak bebeğin makat gelmesi sezaryen yapılması için bir sebeptir.

Artık ameliyat ve anestezi ile alakalı hususların, yöntemlerin ve teknolojinin ilerlemesi sayesinde sezaryen doğum daha güvenilir bir yöntem haline gelmiştir. Eski zamanlarda olduğu gibi kaçınılan bir ameliyat değildir.
Kadınların sezaryen ile doğum yapma isteği artış göstermiştir.
Hukuki hususlar sebebiyle doktorların vajinal doğum olasılığını zorlamak ya da vakum, forseps gibi işlemler yerine sezaryeni tercih etme oranları artmıştır.
Sezaryen doğumlarda genellikle doktor ve hastane bakımından daha avnatjlı bir doğum yöntemidir. Bunun sebebi normal doğuma göre daha az zaman almaktadır. Doktorlar oldukça yoğun çalıştığı için sezaryen doğumu tercih etmektedirler.
Türkiye’de doğum yapan kadın başına düşen doktor sayısı oldukça az olduğu için sezaryen doğuma teşvik edilir.
Gebenin kontrollerine ve doğum aşamasında ebelere yeteri kadar yetki verilmemektedir. Bu sebeple de sezaryen doğuma teşvik edilir.
Topluma normal doğum ve sezaryenin avantajları, dezavantajları gibi hususlarda bilgi ve eğitim temin edilmemesi de sezaryenin artışı için bir diğer sebeptir. Çocuk sahibi olmak isteyen ya da olacak olan çiftlerin bu konuda bilgi sahibi olmaması sebebiyle çevrelerinden duydukları bilgiler ve efsanelerle yetinmesi sezaryen doğumun artışına bir diğer sebeptir.
Evlilik ve doğum yaşlarının ertelenmesi:
Günümüz koşullarının gerektiği sebepler dolayısıyla kadınların evlilik yaşı daha ileri yaşlara taşınmıştır. Kadının eğitim ve kariyer konusundaki hakları, bilinçlenme ve farklı sebepler dolayısı ile kadınların büyük bir kısmı eskisi kadar genç yaşta anne olmamaktadır. Ancak ileri yaşın getirdiği farklı sorunlar mevcuttur. Bunlar:

Yüksek tansiyon,

Şeker hastalığı, diyabet,

Kalple ilgili sorunlar,

Çeşitli kadın hastalıkları gibi sebepler yüzünden normal doğum yerine sezaryen doğumlar tercih edilebilmektedir.

sezaryen

Tüp bebek sebebiyle sezaryen doğumlar artış gösterir:
Tüp bebek tedavilerinde çoğunlukla gebelik oldukça uğraşlar sayesinde elde edilen bir durumdur. Bu sebeple de bebek ve anne tehlikeye atılmak istenmez. Bu sebeple de sezaryen doğum tercih edilir. Ancak bu, yanlış bir düşüncedir. Ancak tüp bebek tedavilerinin çoğul gebelik riskini arttırması sebebiyle de sezaryen doğumlarda artış görülmüştür.

Günümüzde aşırı kiloluk yani obezite sorunun artış göstermesi ile sezaryen olarak yapılan doğumlarda artış meydana gelmektedir. Obezite sorunu olan anne adaylarının doğumlarını normal şekilde yapması oldukça risklidir ve zorludur. Obezite sorunu kaynaklı olarak tansiyon, şeker hastalığı ve farklı sorunlar da geliştiği için normal doğumun riski artar.
Ağrısız doğum (epidural anestezi) yönteminin olması gerektiği kadar yaygınlaştırılmamış olması, anne adaylarının doğum sancısı endişesi yüzünden sezaryene yönelme sebeplerinden biridir.
Toplumda sezaryen ile yapılan doğum adeta modernlik ve teknolojik nimet simgesi olarak görülmektedir. Ancak bu yanlış bir düşüncedir. Gelişmiş ülkelerde normal doğum oranları sezaryene göre kat kat fazladır. Amerika’nın deyim yerindeyse, pazarlama sektörünü kullanarak yaygınlaştırdığı doğum yöntemi, aslında Avrupa ülkelerinde oldukça seyrek uygulanır.
Kadınların en büyük endişelerinden biri normal doğum sebebi ile vajinal olarak yaşayacakları bozulmalar olduğuna inanmalarıdır. Bu konudaki bilgi yetersizliği sebebi ile sezaryen doğuma yönelirler.
Kadınlardaki bir diğer yaygın yanlış inanış da normal doğum sonrası idrar ve gaita kaçırma sorunları yaşanacağıdır. Bu konuyla ilgili yapılmış birçok araştırma tercihe bağlı sezaryen doğumun bu gibi sorunları engellemediğidir.
Tüm bunların nihayetinde Türkiye’de sezaryen oranları oldukça artmıştır. Sezaryen oranları neredeyse %50’yi geçmiş bulunmaktadır. Ülkemizdeki sezaryen oranlarını dünya ülkeleri ile yakın oranlara getirmek için normal doğuma teşvikler başlamıştır. Dünya sağlık örgütü bütün doğumların ortalama %15’inin sezaryen ile gerçekleşmesinin kabul edilebilir bir oran olduğunu bildirmektedir. Ancak Türkiye’de son yıllarda bu oran neredeyse %50’yi aşmış bulunmaktadır. Anne adayları normal doğum hakkında doğru bir şekilde bilinçlendirilmeli. Normal doğumun oldukça doğal bir olay olduğu ve korkulmaması gerektiği anlatılmalıdır.

zeynep

Sorry, the comment form is closed at this time.