to top

KADINLARDA KADINLARDA AŞIRI TÜYLENME (HİRSUTİSMUS)

Kadınların tüylenmenin olmaması gereken yerlerde oluşan hastalıktır.  Aşırı tüylenme, bütün vücut kıllarında artış şeklinde veya kadınlarda erkek tipi tüylenme şeklinde görülebilir.

Kadınlarda erkek tipinde tüylerde artış “HİRSUTİZM” olarak adlandırılır. Erkek tipi tüylenme ile ilgisi olmayan, yaygın tüy artışı ise bundan tamamen ayrı bir durumdur ve buna “HİPERTRİKOZ” denir. Hipertrikoz, kadın ve erkeklerde, yaygın veya lokal olabilir. Kadınlarda erkek tipi tüy artışı olan hirsutizm birçok nedene bağlı olabilir.

Kadınlarda tüylenme; yüzde, yanaklarda, çenede, dudak üzeri ve boyunda sakal benzeri sert, koyu renkli tüyler; iki göğüs arasında, göbekte, karın alt bölümünde kalın ve sert kıllar ; kol ve bacakların üst bölgesinde yoğun tüylenme ile ortaya çıkar. Zamanla tüylerin yoğunluğu artarak genç kız veya yetişkin kadınlarda bunalım, depresyon, aşağılık kompleksi gibi yaşam kalitesini, okul başarısını, toplumsal ve sosyal uyumu bozan çok ciddi problemler yaratır.

Tüylenme tedavisine başlamadan önce mutlaka sebebi araştırılmalı ve tedavi edilmelidir. Tedavi yapılmadıkça tüyleri yok etmeye yönelik tüm çabalar ( traş etmek, tüy dökücü kremler,ip, ağda, iğneli veya lazer epilasyon gibi) yeterli başarı sağlayamaz.

Tüylenmenin nedenleri:
Tüylenme çoğu kez hormonal bir nedene bağlıdır. Bazen hormonal neden olmadan da olabilir. Nedenleri 8 ana başlık altında toplayabiliriz:
1.Hipofiz bezinin rol oynadığı tüylenmeler.( Prolaktin hormonu salgılayan tümörler, bazı ilaçlar)
2.Böbrek üstü bezinin hastalıkları (Doğuştan veya sonradan olabilir)
3.Yumurtalıklarla ilgili sorunlar( Kistler, bazı ilaçlar)
4.Ailesel, kalıtımsal yatkınlık.
5.Bazı karaciğer hastalıkları
6.Bazı tümörler
7.İlaçlara bağlı (Kortizon, bazı hormon benzeri madde içeren besin takviyeleri, bazı bitkisel ilaçlar)
8.Erkeklik hormonunun derideki dönüşümünde bozukluk.

Bütün bu sebeplerin doktor muayenesi ve gerekli laboratuar testleri ile incelendikten sonra tedavi başlamalıdır.

Altında yatan sebebi bulmadan güzellik salonlarında çare aramak boşuna zaman kaybı ve ekonomik kayıptır.

Kız çocukta tüylenme olan ailenin yaklaşımı nasıl olmalıdır?
Tüylenmenin başlangıç yaşı, ilk adet yaşı, adetler arasındaki zaman ve adet günleri, erken veya geç adet ile ara kanamalar not edilmeli, doktora bu konuda tam bilgi verilmelidir.

Şişmanlık varsa uygun diyet ile kilo kontrolü, bütün hormon bozukluklarını tedavisinde ön şarttır.

Tüylenme; genç kızda kendini beğenmeme, herkesten farklı ve çirkin görülmenin verdiği duygusal bir çöküntü yaratır. Genç kız içine kapanık, başı yerde , yalnız , arkadaşlarından uzak ve mutsuz görünür. Bazen de ani öfke patlamaları, ağlama krizleri, yeme bozuklukları ile okul başarısızlıkları başlayabilir. Aile anlayışlı olmalı, sorunu hafife almamalı ve çocuğu ile konuşarak bu soruna gerçekçi tıbbi çözümler aramalıdır.

Aileden gizli olarak genç kız yüzündeki tüyleri traş ederek veya başka uygun olmayan yöntemlerle tedavi etmeye çalışabilir. Özellikle anne kızına tüylenmenin bir kusur olmadığını, birçok genç kızda olabileceğini ve bu soruna çözüm bulmaya çalışacaklarını uygun bir dille anlatmalıdır.

Tüylenmede Tedavi:
Tüylenmenin sebebine yönelik ilaç tedavileri vardır. Bu tedaviler uzun sürelidir, en az birkaç yıl sürer ve ilaçların yanı sıra kozmetik işlemler de tedavinin başarısını arttırır.

Kanda yapılan hormon tahlillerinden sonra gerekli ilaçlar verilir. Aile gencin ilaçlarını doktorun tarifine uygun şekilde kullanıp kullanmadığını genci incitmeden kontrol etmelidir. Genç kız öğrenci ise ilaçlarını almayı unutabilir, bu konuda yardımcı olmak gerekir.

İlaçların yan etkileri hakkında doktordan gerekli bilgiyi almak gerekir. Kulaktan dolma bilgilerle, yanlış yorumlarla tedavi yarıda bırakılmamalıdır. Örneğin; bazı tüylenmelerde tedavi için doğum kontrol hapları, bazen tansiyon ilaçları verilir. Bu ilaçların ne amaçla verildiği, ne kadar süreyle ve nasıl kullanılacağı hekim tarafından ayrıntılı bir şekilde anlatılmalıdır.Tedavinin başarısı hasta-hekim güveni ve yeterli iletişimle sağlanabilir.

Destekleyici kozmetik tedaviler:
İnce tüylerin rengi renk açıcı maddelerle sarartılarak daha az görünür hale getirilebilir.Geleneksek kozmetik işlemlerle ağda vs. tüyler temizlenebilir.Koyu renkli ve sert kıllar için LAZER EPİLASYONU, bir ay ara ile 6-7 kez tekrar edilirse iyi kozmetik sonuçlar sağlanır. Lazer türleri; Alexandrite, Nd:YAG, Diod lazer ve bunların fraksiyonel olarak adlandırılan yeni tipleridir. Lazer tedavileri yazın ve güneş yanığı ciltlerde sakıncalı olabilir. Yeterince eğitimli olmayan kişiler tarafından yapılan lazer uygulamalarında deride yanıklar, kahverengi veya beyaz lekeler oluşabilir.Lazer “Ayva tüyü” olarak tanımlanan ince tüylere uygulanmamalıdır. Bazen artışa dahi neden olabilir. Açık sarı- beyaz tüylere lazer etkili olmaz. Bu tip tüyler için özel aletler gerekir. Son yıllarda dolaşan yaygın bir söylenti olan “lazer ışınlarının kanser yaptığı” ise gerçek dışı bir söylentidir. Lazer ışınları ile kanser arasında bir ilişki gösterilmemiştir. Bu konuda esas tehlike SOLARYUM uygulamalarıdır. Solaryum’un cilt kanserine yatkınlık sağladığı bilinen bir gerçektir. Solaryumun cilt kanseri yapabileceği konusunda toplum bilinçlendirilmeli ve solaryumlar tıbbi olarak denetlenmelidir. Tüyleri azalttığı öne sürülen bazı krem- losyonların etkisi bilimsel olarak kanıtlanmamıştır.

admin

Sorry, the comment form is closed at this time.