to top

DOĞUM SONRASINDA OLUŞABİLECEK SORUNLAR

DOĞUM SONRASINDA KARŞILAŞILABİLECEK ÖNEMLİ DURUMLAR
Doğum sonrası anne olabildiğince dinlenmeli ve kendini yormamalıdır. Doğum yaptıktan sonra anne adayının toparlanma ve normale dönme süreci 6 haftalık bir zamanı kapsar. Bu sürece lohusalık denilmektedir. Bu süreçte anne adayı olabildiğince kendini yormamalı, gebelik süreci ve doğumun yorgunluğunu atmaya çalışmalı. Bunun dışında sezaryen ile doğum eylemi gerçekleştiyse 2 hafta içinde, vajinal olarak doğum eylemi gerçekleştiyse 6 hafta içinde doktor kontrolü yapılmalıdır.

Oldukça genel olarak lohusalık dönemi anneler için sessiz sakin geçebilmektedir. Fakat çeşitli belirtiler görülürse zaman kaybetmeden doktora başvurmak gerekmektedir. Aşağıdaki belirtilerden bir ya da bir kaçı gözükürse mutlaka doktora başvurma ve gerekli önlemleri alarak tedavi programı oluşturmak gerekir.

Sayılan belirtiler mevcut ise anneler telaşlanmamalı. Ciddi bir sorunun varlığına işaret edebilecekleri gibi, daha basit sorunların da habercisi olabilir. Bu sebeple tedbiri elde bırakmayıp, doktora zaman kaybetmeden başvurmak gerekir.

37,7 derece ve üzerinde ateşin olması
Saatte bir ped değiştirecek seviyede yoğun kanama
Hastanede olduğundan daha fazla kızarıklık, akıntı ya da kesi ağrısı duyma
İdrara çıkarken yanma, zorlanma
Bacaklarda sıcak kırmızı sert ve ağrılı bir alan
Memede kırmızı çizgiler ya da sıcak, sert ve yumrulu bir alan
Bulantı ya da kusma
Şiddetli derecelerde ve düzelmeyen depresyon, mutsuzluk halleri
Dikkat edilmesi gereken durumlar:

Perine alanındaki ağrı yan yatarak hafifletilebilir bir ağrıdır. Köpükten bir yastığa oturmak ağrının hafiflemesini sağlayabilir.
Gebelik ve doğum aşamalarında sık sık hemoroid gelişebilmektedir. Bu sorun, oturma banyoları ve kremlerle hafifletilmesi mümkün sorunlardır.
Perine yırtığı ya da epizyotomi mevcut ise kısa süre içerisinde düzelmesi mümkündür. Fakat gene de ağrı duyulabilir. Bu sebeple bu alanın hijyeni sağlanmalıdır. Duş alındıktan sonra hafif bir şekilde kurulanmalıdır. Kurulama sırasında sürtünme yapılmamalıdır.
Şayet epidural anestezi ile doğum gerçekleşti ise başta ve omuzda ağrılar meydana gelebilir.
İki ve altı hafta süresince doğum ardından kanama yaşanabilir. Emzirme durumu mevcut ise kanama daha çabuk düzelmektedir.Lohusalık sürecinde kanama git gide azalır ve rengi normale döner.
Özellikle emzirme aşamasında rahmin toparlanmak adına kasılır. Bu kasılmalar sebebiyle karında ve kasıklarda ağrı hissedilebilir. Şayet kasılmalar şiddetli ise ağrı kesiler kullanılabilir.
En az iki adet vücut ısısı ölçümü ile ölçüldüğünde ateş otuz yedi buçuk ve üzerinde çıkarsa bu durumda süt ateşi söz konusu olabilir. Bunalrın dışında endomiyometrit şeklinde tabir edilen rahim ve rahim iç zarı enfeksiyonu ve idrar yolu enfeksiyonu lohusalık döneminde yaygın olarak ateş çıkaran iki enfeksiyon çeşitidir.

Epizyotomi yarasının enfeksiyonu, sezaryen cilt ve cilt altı yarası enfeksiyonu da nadir de olsa kadının ateşinin çıkmasına yol açabilir. Bunun dışında ateş, lohusalık döneminde tesadüfen yaşanılan diğer bir enfeksiyonun (grip, üst solunum yolu enfeksiyonu gibi) işareti olabilmektedir.

Doğum yaptıktan sonra vajinal akıntı normal olarak kabul edilmektedir fakat akıntının özelliği lohusalığın dönemine göre farklılıklar göstermektedir.

Lohusalık akıntısı “löşi” şeklinde tabir edilir. Löşi akıntısı doğumdan sonraki 4-6 hafta süresince yaşanır. Doğum yaptıktan sonra ilk günlerde kanama biçiminde olan bu akıntı zaman geçtikçe pembeleşmeye başlar, daha sonra ise rengi sarıya döner. Bunun akabinde en sonunda beyaza dönerek lohusalık döneminin sona ermesi ile tamamen biter. Bu özelliklerin haricindeki her akıntı doktor tarafından araştırılmalıdır.Çünkü akıtnı; ateş, karın ağrısı ve kötü kokulu akıntı bir endomiyometrit yani, rahim ve rahim iç zarı enfeksiyonu belirtisi olabilmektedir.

zeynep

Sorry, the comment form is closed at this time.