to top

Bu eve adam lazım

Bazen bir ayrılığın ardından zaman monoton bir şekilde akmaya başlar ve hayatınızda size özel birinin olmasını istersiniz. Yeni bir heyecan lazım buralara, bu hayatlara… Biraz yaşama sevinci, biraz keyif lazım… Bir sigara içimi molalar gibi, hayattan çalınacak zamanlar lazım..

Monotonluk hissinden kurtulmanın bir yolu olmalı. Biraz kahkaha, biraz keyif, biraz enerji lazım buralara. Yaz geldi diye sokağa fırlamak yetmiyor. Sokakta yürüyenlerin gözlerinde o pırıltıyı görmek lazım.

Bilirsiniz aslında ben kış severim. Yazın o yapış yapış sıcağına dayanamam. İstanbul’da yaz yaşamanın çok gereksiz olduğunu düşünürüm. Öyle ya, çalışan, her sabah o balık istifi otobüse binen insana, o kadar sıcak gerekir mi?

Herkes kışı sevmiyor, haklılar. Karda, yağmurda, çamurda işe gitmek, o sıcak ve ter kokan otobüslerde seyahat etmekten çok da farklı değil. Ortasını bulalım, bu şehre bahar lazım. Benim gönlüm gibi…

Yüreğimi yerinden oynatacak, ruhumun ezberini bozacak, gözlerimde parlamaya sebep olacak bir aşk lazım. Şöyle biraz aklımı kaybetmek için, mantığımı yastığın altına koyup dinlendirmek için; beni benden alarak sarsacak bir adam lazım.

Akşam elinde filmlerle gelen, balık pişirmeyi bilen, Nietzsche’yi araba markası zannetmeyen, ihaneti hayatının şekli haline getirmemiş, sevmeyi ve sevilmeyi öğrenmiş bir adam lazım bu eve.

Kavga etmek yerine tartışmayı öğrenmiş, sevgiye sahip olmanın değerini anlamış, parasını, sözünü ve gücünü doğru kullanmayı bilen bir adam lazım bu gönle…

Aslında kendim için bir şey istiyorsam namerdim.. Tek dileğim; size mutlulukla okuyabileceğiniz yazılar yazabilmeme vesile olacak bir enişteye sahip olmanız. Yoksa benim keyfim kendimle yerinde…

admin

Sorry, the comment form is closed at this time.