to top

Paris Moda Haftasından Görüntüler

Paris Moda Haftası yapıldı ve çok ilginç görüntüler ortaya çıktı. İstanbul moda haftasına günler kala biten Paris moda haftası, moda dünyasının gözlerini alamadığı defilelere ev sahipliği yaptı. Karl Lagerfeld’in cool havaalanından Christian Dior’un çiçek bahçelerine Paris moda haftasından akılda kalanları ELLE Türkiye okuyucuları için değerlendirdik.

Son günün defileleri arasında en akılda kalanlardan biri şüphesiz ki Louis Vuitton’du. 2014’ten itibaren Louis Vuitton’da olan tasarımcı Nicolas Ghesquiere dijital etkilerden vazgeçmeyerek markaya yepyeni bir yüz veriyor. Ghesquiere’nin deri ceketlere getirdiği yorumların öne çıktığı koleksiyonda metal işlemeli etekler, lazer kesim deriler ve zırh izlenimi veren boncuk işlemeli bluzlar görüyoruz. Tabii, uzay gemisi baskılı pantolonları da unutmamak gerek.

Karl Lagerfeld’in yeni havalanıyla her yere gitmeye razıyız! Paris’in en çok konuşulan ve akılda kalan şovlardan biri kesinlikle Chanel’e aitti. Her sene ‘Acaba bu seneki konsepti ne olacak?’ diye merak ettiğimiz markanın bu seneki konsepti havaalanıydı. Karl Lagerfeld’in imzası niteliğindeki döpiyesler bu sezon da koleksiyondaki daimi yerlerini aldı. Havaalanı konseptine yakışan cool bavullar ve Teva tarzı sandaletlerle Chanel modelleri istedikleri her yere gidebilecek gibi görünüyorlar! 70’lerin salaş ceketleri, düz ve kabartmalı kaşmir kazaklar ve denimlerdeki Laure Ashley tarzı kabarık kol detayları koleksiyonun öne çıkanları arasında.

Christian Dior ilkbaharı koleksiyonundan önce podyuma getirdi: bahar çiçekleriyle dolu podyum gerçekten de Paris moda haftasına yakışır tarzdaydı. Viktorya dönemine ait elbiselere getirilen maskülen tavır ise Dior defilesinin en beğenileni oldu. Neredeyse her modelin boynunda bulunan fular ve gerdanlık ise koleksiyonun imzası niteliğindeydi. Tüm fular ve gerdanlıklarda bir taş ve üzerinde 1974 (Dior’un devrim niteliğindeki New Look koleksiyonunun tarihi) yazan metal levhalar vardı.

Öte yandan 125. yılını kutlayan Lanvin her şeyi basit tutmaya kararlı görünüyordu. Tasarımcı Alber Elbaz’ın bu seneki koleksiyonu motto’su ‘Ya hep ya hiç.’e yakışır nitelikte! Elbaz bu seneki şovunu bir tiyatro gösterisi gibi sundu: önce günlük şıklığa uygun siyah ve beyazın ahengini gösteren bol volanlı bluzlar ve pantalonları, ipek elbiseler takip etti. Koleksiyonun en unutulmaz parçalarıysa alışılmışın dışındaki aksesuarlar oldu. Renkli çiçek ve kurdaleler ya yakada ya kolyelerde ya da elbiselerin üzelerinde olmak üzere neredeyse koleksiyondaki her parçada var.

Gelmiş geçmiş en şık kabileye ‘merhaba’ deyin: Valentino. Maria Grazia Churi ve Pierpaolo Piccioli’nin bu sezonki ilhamları Afrika. İkilinin vermek istediği mesaj ise çok açık: ‘Bu sene birçok Afrika ülkesinden ve özellikle Suriye’den birçok mülteci Avrupa ülkelerine sığınma talebinde bulundu. Bu durum bizi gerçekten çok etkiledi ve koleksiyonumuzu buna adamaya karar verdik. Modanın en büyük ayrıcalığı bir mesaj verebiliyor olmasıdır. Bu koleksiyonda üzerinde durduğumuz şey tolerans ve farklı kültürlerin bir araya geldiklerinde oluşturduğu güzellik.’ Beyaz seramikle birleştirilmiş Pagan tarzı kolyeler, abanoz topuk detayıyla modern bir dokunuş katılan gladyatör sandaletler ve etnik desenler sizce de koleksiyona istenilen kültür mix’ini vermemiş mi?

 

admin

Sorry, the comment form is closed at this time.